Düğün Fotoğraflarınızda Zirveyi Zorlayın

Buğra Sağıroğlu düğün fotoğrafçılığında ezber bozuyor…

Çiftlerin düğün fotoğrafçılığından beklentileri nasıl bir yere
vardı?

Düğün fotoğrafçılığı, her geçen gün kendisini yenilemekte. Gelin
ve damat adaylarının düğün fotoğraflarından beklentisi, o kadar
arttı ki moda fotoğrafı gibi konsept çekimler isteniliyor.
Hayatları boyunca bakacakları albümlerinin çok özel olmasını
istemeleri elbette en doğal hakları… Böyle beklentileri olan
çiftlerimizin fotoğrafa gerekli zamanı ayırmaları gerekiyor. Bu da
düğün günü neredeyse imkansız oluyor. Düğün gününün telaşı ve
heyecanıyla fotoğrafa maksimum iki – üç saat ayrılıyor. Her insan
için çok özel anılar olan düğün fotoğrafları için, geniş bir zaman
ayırmak gerekir. Gerekli zamanı ayırarak, ister Taksim
sokaklarında, ister Kız Kulesi karşısında, ister Ortaköy’de denizle
iç içe en güzel fotoğraflara sahip olabilirsiniz. Yıllar sonra
albümünüzü elinize aldığınızda İstanbul’un her köşesinde çekilmiş
fotoğraflarınız olacak ve bakmaya doyamayacaksınız.

Sizin için gerçekten farklı olan, özel bir deneyim olduğunu
düşündüğünüz bir çekiminiz var mı?

Aslında evet. Havva ve Metin’le yaptığımız çekim sanırım her
açıdan farklı bir deneyim oldu. Düğünden üç gün önce İstanbul’u
turlayarak yaptığımız fotoğraf çekimi gece yarısı bittiğinde Havva
ve Metin çiftinin evlendikten sonra Bursa’da kalacaklarını
öğrendim. Daha önce Uludağ’a gittiğimden hemen kafamda bir şeyler
canlandı. Uludağ’a çıkıyoruz dedim. İlk önce anlamadılar.
Uludağ’da, gelinliğiniz ve damatlığınızla, teleferikle zirveye
çıkıp bulutların üstünde çekim yapacağız, dedim. Kulağa hoş
geliyordu ama aynı zamanda düşünürken bile donmaya başlamıştık.
Aradan iki ay geçti ve yılbaşında Bursa’ya gittim. Havva ve Metin
çiftiyle buluşup gerekli hazırlıklardan sonra yola çıktık. Bursa
ayaklarımızın altındayken, mola verip çayın yanında simitle
yaptığımız kahvaltının tadı hala damağımdadır.

BUGRA_SAGIROGLU_GORSEL

Ardından heyecanlı bir öykü gelecek gibi, lütfen devam
edin…

Zirveye doğru çıkarken gördüğümüz her güzel manzarada arabadan
inip fotoğraflarını çekiyordum. Kirazlı yaylaya vardık. Rakım 1525…
Yerler kar… Her yer bembeyaz… Ailelerin mangal yakıp karın tadını
çıkardığı bir yerdi. Arabadan indiğimizde o kadar da soğuk
olmadığını düşündük. Çünkü güneş açmıştı ve değdiği yeri
ısıtıyordu. Karların arasında beyaz gelinlik harika duruyordu.
Hemen oracıkta çekime başladık. Öyle güzel fotoğraflar yakalıyorduk
ki çekime doyamıyorduk ama gitmemiz de gerekiyordu. Zirve 2543
metreydi ve bizim 1000 metremiz daha vardı. Kayak takımlarını alıp
doğru teleferiğe gittik. Ben önden bindim, hemen arkamdan da onlar
bindi. Aramızda en az kırk metre var ve yerden yüksekliğimiz
tahmini yirmi metreydi. Poz verdirmek için şöyle durun, biraz
gülümseyin diye var gücümle bağırıyordum. Çevremizdeki insanların
bakışları, konuşmaları öylesine güzeldi ki… Cep telefonlarıyla
fotoğraf çekmek için yarışıyorlardı. Yanımızdan geçen diğer
teleferiktekilerin konuşmalarından kulağıma çalınanlar gerçekten
çok tatlıydı. “Ben de böyle istiyorum, ben de böyle yapacağım.
Yaparız değil mi hayatım?” Evlilerden biri de “Biz niye böyle
yapmadık, keşke biz de yapsaydık” diyordu ve daha neler neler…
Sonunda zirvedeydik.

Düğün Fotoğrafçıları İndirimleri


Ajans Red


%25 İndirim


138



10



182

Ajans Red

Düğün Hikayesi Paketimiz Dugun.com Çiftlerine Özel İndirimli 13.500₺!


Prestij Fotoğraf


%20 İndirim


1

Prestij Fotoğraf

Temmuz Ayına Özel Dış Çekimler %20 İNDİRİMLE SADECE 1200 TL !!

Hem onlar hem de sizin için müthiş bir deneyim olmalı…

Güneş batmaya başlamış, gökyüzü kızarmıştı. Bulutların
üstündeydik resmen. Bir müddet heyecandan fotoğraf çekemedim, poz
verdiremedim. Kendimi bir süre sonra toparladım ve bu heyecan dolu
çekimi bitirdim. Dönüş yolu tekrar teleferiğe binip aşağı indik.
Teleferiğin başında çalışan arkadaşın “On senedir burada
çalışıyorum ilk defa burada gelin gördüm.” demesi ve şaşkınlığını
gizleyememesi harikaydı doğrusu. Artık hepimiz hayalimize
ulaşmıştık ve mutluyduk. Karlar üzerinde beyaz duvağıyla Havva
Hanım, damatlığıyla Metin Bey ve ben o soğuk hava şartlarına rağmen
o anın ölümsüzleşmesindeki heyecanı yaşarken aynı zamanda, uzun
yıllar anlatabileceğimiz bir anı yaşamıştık.

Bir gelin- damat çekimi nasıl gerçekleşiyor, çekime nasıl
hazırlanıyorsunuz?

Benim çiftlerimden ilk duyduğum şey, biz poz vermeyi bilmiyoruz,
oluyor. Ben de çekmesini bilmiyorum zaten diyorum. Çekimlerimde
şunu gördüm; her çift, çekimin sonuna doğru nasıl poz verileceğini
öğreniyor ama çekimi bitirmek zorunda kalıyoruz. Düğün günü çekime
maximum iki, üç saat ayırılıyor, ben de bu soruna şöyle çözüm
buldum: Her çifte nasıl doğal poz verilmesi gerektiği hakkında özel
bir mini seminer veriyorum ve hemen ardından deneme çekim
yapıyorum. Bunun karşılığını düğün günü fazlasıyla alıyoruz; çünkü
artık ortak bir dilimiz oluyor. Birbirimizin bakışlarından o anda
ne yapmak istediğimizi o kadar iyi anlıyoruz ki, sonuçlar iki
tarafı da mutlu ediyor.

Egemorganizasyon.com okuyucularına özel bir uygulamanız olacak mı?

Tabi ki Egemorganizasyon.com okuyucularına %40 indirim uyguluyorum. Bunun
yanında ek olarak bir de kına çekimi hediye ediyorum.

Buğra Sağıroğlu Photography hakkında bilgi almak,
randevu ve fiyat teklifi istemek için tıklayın.

Düğün Fotoğrafçıları

Şehrindeki en iyi fotoğrafçılar egemorganizasyon.com’da!

Her 3 çiftten 2’si aradığı firmaları egemorganizasyon.com’da buluyor. Sen de onlar arasına katıl!

Düğün fotoğrafçını bul